8 Eylül 2010 Çarşamba

Çeviri Kitaplar Hakkında

Bu konuya da değinmezsem içim rahat etmezdi artık:)

Ben küçükken ablam tam bir Danille Steel fanıydı.Kendisini görürdüm, kitapları 2-3 günde biterdi.Normalde böyle çiçekli böcekli, hayata sadece pembe gözlükleriyle bakan kitapları sevemiyorum.Daha doğrusu yazarın diline laf etmek gibi bir niyetim yok, zira benim lafıma da bakmaz çünkü kendisinin kitapları kaç defa en çok satanlar listesine girmiş ve dünya okuyor.Fakat sonları hep mi mutlu biter, hep mi sevenler kavuşur... Biraz da ablalarımı çok örnek alışımdan mıdır nedir, ben de bir ara Danielle Steel kitaplarına yoğunlaşma kararı almıştım.Sonrasında işler biraz karıştı. "Ali uyandı, elini yüzünü yıkadı" tarzı bir anlatımla karşı karşıya kaldım.Çok sığ gelmişti bana. "Üzerinde çiçekli bir gömlek, altında ise bir kot vardı." Allah Allah.Bu ne acaba şeklinde bir yorum yapmıştım.

Açıkçası bu konu sonradan dank etti.Çeviri bir kitaptı neticesinde.Bu sene kendisinin ana diliyle yazdığı kitaplarına başlayabildim. Kesinlikle çok güzeller.Dünya haklıymış yani bu kadar Danielle Steel okumakta.

Bağlamak istediğim yer, konu tabiki çevirmen değil ama, çeviri kitaplar bize yazarın anlatmak istediğini ve vermek istediği duyguyu ne derecce verebilir? Bilemedim ben.İşin içinden çıkamadım.Sonra sonra, okudukça artık çeviri kitaplardan haz alamadığımı farkettim.Tabi bu işi böyle çözemeyiz ki, milyon tane dil öğrenemeyiz çeviri okumayacağız diye ama, sanki kendi dili daha bir anlamlı, daha bir estetik.Vermek istediği mesaj da aynen alınıyor.

Ne dersiniz?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder